Motosiklet Aldım !

Standard

Merhaba;

Yaklaşık 5 senedir aktif olarak araç kullanan ve motosikletleri tehlikeli aletler olarak gören ben tatlı mı tatlı bir motosiklet sahibi oldum. Aslında olayın başlangıcı, İstanbul’da ev aramam ile başladı. Bu sırada emlakçıların birisine artçı olarak bindim. Beni bakmaya götürdüğü eve giderken fark ettim ki İstanbul trafiğinin o keşmekeşine en sağlam çözüm az yakan çok kaçan, ailemi de korkutmayacak çapta bir scooter. Başlangıçta 150 CC bir motor fikriyle yola çıktıysam da, henüz tek bir metre motosiklet tecrübemin olmayışı ve İstanbul trafiğinin “intermediate” seviye şoförlük bilgisi gerektirmesi nedeniyle, otomatik vites olan scooter en mantıklı tercih olarak gözüktü bana.

Bir diğer problem ise, motosiklet ehliyetimin olmayışıydı. Ortalama ehliyet alma süreci ise bana 4 aya mal olacaktı ki, bu da yaz sezonunun motorsuz geçmesi anlamına geliyordu. Bu soruna tam da çözüm ararken, B ehliyeti ile yeni kanun sayesinde 50 CC’ye kadar moped kullanılabildiğini öğrendim. Tabii ki sonraki işim, 50 CC motorları incelemek oldu. Bu sırada da fındık faremle karşılaştım.

Motosikleti temin etme sürecinde çok düşündüm, acaba 50 km hız benim için yeterli olacak mı? İstanbul trafiğine ayak uydurmama yetecek mi? Ben rahat edebilecek miyim… 1 haftadır fındık farem olan Mondial Revival 50 CC ile beraberliğimizin 350. Kilometresindeyiz (evet 1 hafta da 350 km yol yaptım) ve diybilirim ki şehir içi kesinlikle muhteşem bir alet. Kitapçığında yazan bilgiye göre 300 km yolu 6 litre benzin ile yazmakta, ben şehir içi kullandığımdan, artçı da (evet ilk başlar için tehlikeli ancak anayola artçı ile çıkmadım, Yalova sahil kesiminde piknik alanında uzun pratikler yaptıktan sonra yola çıktım), bulundurduğumdan, 150 km de 4 litre benzin harcadım ki bu hali de gayet ekonomik. İstanbul içi de trafik akışında gayet rahat kullanılabilen bir motor türü scooterlar.

Ancak bu tehlikesiz olduğu anlamına gelmemekte. Öncelikle hiç trafik tecrübesi olmayanlar için bence araç kullanmaktan çok daha zorlanabilecekleri bir alet scooter’lar. Normal araçlardan çok trafikte tehlikeli olan araçlar ticari araçlar. Otobüsler, taksiler, bazen kurye motosikletleri en tehlikelileri. Maxi scooterlar hariç, scooterların fren sistemleri için kampana fren sistemi kullanılmakta. Bu da demek oluyor ki, ABS yok dolayısıyla duruş süresi uzun. Buna alışmak için hem trafiğin akışına uyum sağlayıp, mesafeyi koruyup, dengeyi koruyarak çevreye dikkat etmek hiç trafik tecrübesi olmayanlar için hayli zor olacaktır. Kendisiyle geçirdiğimiz beraberliğe dair, birkaç videoyu ve resmi aşağıda paylaşıyorum, 1 haftalık bir scooter sürücüsü olarak kesinlikle tavsiye ederim.

Bu motosikleti (Mondial Revival 50 cc) alacak arkadaşlara birkaç ekstra tavsiye de bulunmak istiyorum, motosikleti ilk aldığınızda mutlaka benzin göstergesine dikkat ediniz çünkü göstergenin kadranı ters. Bu da heyecan ile beraber size depo doluymuş algısı oluşturup ilk günden yolda benzini bitirmenize sebep olabilir. (Düşünün bakalım nereden biliyorum bunu? Neyse ki petrol 50 metre ilerideydi…). 50 CC motorlar ilk çalıştıklarında hafif gaz ile beslenmediklerinde stop etmekteler, bu nedenle motoru çalıştırdıktan sonra biraz gaz açarak motorun stop etmesini engelleyiniz, bu bir problem değil, normal bir durum. Revival’lar söylenenin aksine yokuşlarda vs. boğulmadan rahatça çıkabiliyorlar (aşağıdaki videolardan Beşiktaş’ın yokuşlarını test ederken motosiketin durumunu inceleyebilirsiniz), ancak bu demek değil ki sürekli tepe çıkabilirsiniz, Revival’lar hava soğutmalı olduklarından uzun süre tam gaz gitmemelisiniz, ilk 150 km 30 ile gidilmesi tavsiye edilmiş durumda, elimden geldikçe uygulasam da 30 ile gitmek bir yerden sonra eziyete dönüştüğünden rodaj yapmak bu motorda hayli zor. Yine Revival’ın yan ayağı açıldığında motor otomatik olarak stop edecek şekilde dizayn edilmiş. Bu özellik gayet güzel olsa da bazen ayakçığı kapatmadan motosikleti çalıştırmaya kalkıp, acaba bozuldu mu diye sorabiliyorsunuz, bu nedenle motosiklete oturduğunuz anda ayakçığı kapatmayı alışkanlık haline getiriniz. Sele altı bagajı kapalı kask alacak kadar büyük değil, her ne kadar tavsiye edilmese de çene açık kask sığmakta, yanına da cüzdan buff gibi ufak tefek şeyler koyabileceğiniz bir alan kalmakta.

Revival’lar anladığım kadarıyla zamanla açılan tarzda bir yapıya sahipler, ilk aldığım zaman son hız olarak 45 görüyordum, 3. Gün 50 görmeye başladım, bu gün motosiklet kalkarken demire sürtme sesi geliyor diye tamirciye götürdüm, debriyaj balatalarını biraz zımparalayarak sorunu çözdü, üstelik yolda giderken 70’e çıktı motorum. Üstelik artçı ile beraber gitmemize rağmen (ikimiz toplam 135 kiloyuz). Dolayısıyla motor gayet şehir içi kullanımı rahat bir alet. İstanbul’da Şişli’de bir bayisine gittim, scooter’lar ile pek ilgilenmiyorlarmış, Kağıthane’ye yönlendirdi beni, işiniz düştüğünde Kağıthane’yi tercih ediniz. Motosiklet ekipmanı için İstanbul’un bazı yerlerini gezmeme rağmen (motoru almadan önce ekipmanı alın, kasksız motosiklete binmek yasak) Feyizoğlu motosiklet’i tavsiye ederim. Kasklardan eldivenlere gayet uygun ürünler barındırmaktalar ve gayet ilgili insanlar.

Sözün özü motosiklet kullanmak güzel bir eğlence, kurallara uyulduğu sürece de olabildiğine tehlikesiz, yine de unutulmaması gereken yegane şey “Kaporta sensin”, dolayısıyla kullanırken azami dikkatte olmak gerekiyor.

 

12 thoughts on “Motosiklet Aldım !

      • metin

        hız kesici iptali yaptırın ve ayaklık stobunu da iptal ettirin gereksiz ben bakkaldan ekmwk alırken stopsuz yapıyorum siz e eza gibi ,ayrıca lastiklerin yol tutuşunu /tutmayışını yazmamışınız

        • Hız kesicini iptal ettirdim. O çok sıkıntı oluyordu. Ayak müşüründense memnunum, bizim motorlar durdukları yerde uzun süre çalışmamalılar, hem biri üstüne binip çarpmaya çalışır vs. o nedenle motorun üstünde değilsem kontağın kapalı olmasından yanayım 🙂 Lastikler kışın berbatlar, katılıyorum, ama yazın yol tutuşu fena değil, kışlık anlas’ın wintergrip 2’lerinden aldım, gayet memnunum. Vakit bulabilsem 3000 km devirdim, artı ve eksiklerini anlatacağım da zaman sıkıntım mevcut.

    • Korhan

      Kardeşim merhaba. Benimde revivalim var ve 1650 km oldu. Ancak 50 km nin üzerine çıkmıyor hızı. Bulunduğum yerdeki servise sorduğumda hızlandırmak için yapılan işlemlerin garantiyi bozduğunu söylediler. Senin motor nasıl olduda 70 km hıza çıktı. Tam olarak ne yaptılar. Buradaki servise tarif edersem belki yaparlar. İnceleme videonda çok güzel ve faydalı olmuş. Şimdiden teşekkür ederim.

      • Merhaba,
        Bu gün benim motosikletimin nasıl 70 yapabildiğini öğrendim. Sebebi motosikletin montajı sırasında kablolardan birisinin içerisinden vida geçirilmesiymiş. Bu gün motosikletim çalışmadı ve servise götürdüğümde ortaya çıktı. Şu an benim motosikletim de 50 km’de limitöre girmekte.

        • Korhan

          Bugün bende servise gittim. Pistonun büyütülmesi ile hızın arttırılacağını söylediler. 250-300 tl’lik bir masrafı olduğunu ve motorun 3-4 gün serviste kalması gerektiğini söylediler. İleride yaptırmayı düşünüyorum.

  1. Ali

    Merhaba paylaşım güzel olmuş.
    Motorun hız kesicisi nasıl iptal edilebilir acaba yukarıda böyle bir şeyden bahsedilmiş. Ayrıca usb gibi modifiye yapılabilir mi?
    Teşekkürler.

    • Merhaba,
      Motorun hız kesicisi elektronik, dolayısıyla bir kablo sökme işlemi. Ancak selenin altında olduğu için motorun sökülmesi gerekiyor, eğer bilgi sahibi değilseniz kendinizin yapmasını tavsiye etmem. USB modifikasyonu içini zayıf bir motor, elektronik aksamını zorlayacaktır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir