Kısa Dönem Askerlik 101 (Jandarma)

Standard

Merhabalar;

6 aylık kısa dönem askerliğimin bitişinin ardından bir dolu anı ve gururla dönüşümün ardından askere gitmeden önce yaptığım araştırmalardan yola çıkarak, henüz gitmemiş kişilere bir rehber hazırlamamın uygun olacağını düşündüm. Zira birçok kaynakta şunları bunları götürün, şöyle böyle yapın derken aslında birincil bir gözden hangi ihtiyaçların gerçekten ihtiyaç hangilerinin gereksiz olduğu konusunda büyük kararsızlıklar yaşamış birisi olarak, doyurucu bilgiye bir türlü ulaşamamıştım.

Başlıklar halinde inceleyerek okumanızı kolaylaştırmak adına, sadece belirli konulara merak sardıysanız ilgili bölümleri okuyabilirsiniz.

  1. Askerlik Öncesi Hazırlık Süreci
  2. Askere Giderken Alınması Gerekenler
  3. Acemilik Dönemi
  4. Askerde Telefon Serbestiyesi
  5. Usta Birliği
  6. Rütbeliler ve Rütbelilerin Genel Tavırları
  7. Mahkumlara ve Şüphelilere Yaklaşım
  8. Silah Kullanımı ve Bakımı
  9. Askerliğin Olmazsa Olmazı Küfür
  10. Bilgisayar Mühendisleri İçin Askerlik

Askerlik Öncesi Hazırlık Süreci

Aslında askerliğin acemilikten sonra en zor safhası hazırlık sürecidir. Daha önce askerlikle ilgili tek bilginiz eş/dost’un anlattıklarıysa öncelikle onların bir miktar abartılmış detaylar olduğunu ve amcalarımızın, babalarımızın yaptıkları askerliğin üzerinden bir nesil geçmesi sebebiyle askerliğin onların zamanında yaptıklarına nazaran çok daha iyi şartlarda ifa edildiğini söyleyebilirim. Askerlik süresince yapamayacağınız gezme, gece vakti dışarıda vakit geçirme, iskender kumpir tüketimi, (kullanıyorsanız) alkol ve bar ortamları gibi nimetlerden faydalanmanızı tavsiye ederim. Askerliğin benim de katıldığım prensibi “Askerde 1 gün 72 saatir” disiplini kesinlike doğru bir sözdür . İyi ya da kötü 6 aylığına özgürlüğünüzden ve lükslerinizden vatan için fedakarlık yapacaksınız. Şu an 12’de uyanmak, herhangi bir kafede oturup çay içmek bile kimi zaman izne tabii olduğunda bu dediklerim zihninizde yankılanacaktır. Eğer Jandarma olarak askerlik yapacaksanız büyük ihtimalle ilçelerde görev yapacağınız için bu tarz lükslere (şanslıysanız Çarşı günlerinizde de merkeze gidebilirsiniz), izin zamanlarınız hariç uzak kalacaksınız.

Psikolojik olarak askere gitmeden önce hazır duruma gelmeniz bence askerde kaliteli zaman geçirmenin mihenk taşı. Özellikle askerlik boyunca bir ilişkiniz var ise ve sallantıdaysa büyük stresler yaşamanız işten bile olmayacağı için, kendinizi ve karşıdaki insanı yıpratmamak adına ilişkinize ara vermeyi tercih etmenizi tavsiye ederim. Zira usta birliğinin ilk ayında izin ve raporunun tamamını kullanıp mimlenen askerler hiçte azımsanacak kadar az değil. Yine askerlik süresince en çok ihtiyaç duyacağınız psikolojik direnç için yakın arkadaşlarınızla, ailenizle olan problemlerinizi çözüp berrak bir zihinle gitmeniz inanılmaz farklı bir askerlik deneyimi yaşamanızı sağlayacaktır. Bunun için benim yaptığım gibi mini bir tatile ailenizle vakit geçirmek, oraya gittiğiniz zamanda bu güzel zamanları hatırlayıp size özlem hissine karşın büyük dirayet sağlayacaktır.

Askerden Önce Son Tatilim 🙂

Askere Giderken Alınması Gerekenler

Askere giderken bir tarafta “Ceketini al git, içeride herşeyden fazla fazla veriyorlar” diyenlerle öte yanda “hiçbir şey yok içeride bir valiz malzemeyle gitmezsen bitersin” diyen güruh arasında kalmıştım. İşin doğrusu ise şöyle, temel ihtiyaçlarınız her daim yanınızda bulunsun, çünkü ihtiyaçlarınız ilk gün genelde karşılanmadığından bu oryantasyon aşamasında malzeme eksiği sorunu yaşamamanız yanınıza alacağınız birkaç malzeme ile mümkün.

Askerlik için celp bildiriminiz geldiğinde ya da tecil bozduğunuzda size verilen belgede “sülüs tarihiniz” ve “sevk süreniz” yazar. Sizin birlikte olmanız gereken zaman sülüs tarihinize sevk sürenizin eklenmesi sonrasıdır. Erkenden giderseniz şafağınızdan düşmeyeceği gibi toplanma alanında da kısıtlı imkanlarla zamanın geçmesini beklemek durumunda kalabilirsiniz. Mesela ben birliğe katıldığım akşamın ertesi günü acemi birliğine sevk edilirken, 5 gün önceden gelen bir arkadaş vardı ve günde 3 paket sigara tüketmeye başlamıştı 🙂

Askerliğinizin çıktığı ilin genellikle İl Jandarma Komutanlığında birliğe katılmanız istenir, yeterli sayı sağlandıkça buradan eğitim birliğine sevk edilirsiniz. Eğer acemiliğe geç katılırsanız bu gecikme şafağınıza eklendiği gibi acemilik eğitimlerinin belkide en önemli kısmı olan ilk günlerini kaçıracağınız için hem kaynaşmakta zorlanır hem de eğitimde azarlanarak “yeni gelen” lakabını kazanmaya hak kazanırsınız.

Konumuza dönersek, askere giderken yanınıza mutlaka almanızı tavsiye ettiklerim;

  • birkaç çift çorap (siyah olması faydanıza, hepsini aynı renk ve desensiz alın, biri kaybolursa diğeriyle eş yapıp kullanabilirsiniz ve diğer renkler askerde yasak.)
  • kulak tıkacı (mümkünse 2 ya da 3 adet alın, hem zamanla deforme oluyor hem de olası bir kaybolma durumunda uykusuzluktan deliye dönmemek adına…)
  • göz bandı(2 saatte bir nöbetçi değişimlerinde yakılan ışığa uyanmak istemiyorsanız bundan da 1 yedek yanınıza alın.)
  • jel tabanlık(Özellikle acemiliğiniz süresince bolca yürüyeceğiniz için olmazsa olmaz, paraya kıyıp en iyisinden temin edin.)
  • Diş fırçası ve macun (yine ilk günden istihkakınız dağıtılmayabilir veya dağıtılsa bile verilen fırça ve macun düşük kalitede olduğundan rahatsız olabilirsiniz.)
  • Havlu (acemi birliğinize sevk edilene kadar ki süreçte yanınızda bulundurmanızı tavsiye ederim)
  • Bozuk para (Kantinde çay 25 ya da 50 kuruş gibi rakamlara verildiğinden para bozdurma imkanınız olmayabilir)
  • Bot kilidi (daha askerliğe başlayalı birkaç gün olmuşken şafağı tamamlanmış ve ayağınıza birkaç numara büyük bir botla başbaşa kalmak büyük üzüntü verebilir)
  • 1 mavi 1 siyah asetat kalem ve 2 tükenmez kalem (askerlik süresince sahip olduğunuz herşeye isminizi bir ya da birkaç farklı yerine yazın. Böylece hem çalınma ihtimalini azaltır hem de rahat rahat kullanabilirsiniz. Yine form doldururken sıra beklememek adına mavi tükenmez kalemler can kurtaranlarınız olacaktır.)

Bunlar dışındaki ihtiyaçlarınız en geç birkaç güne kadar temin edileceğinden bunları her ihtimale karşın ilk günden itibaren yanınızda tutmanız konfor konusunu maksimuma çıkarmak için önemlidir.

Askere gitmeden önce, 3 numara saç traşı olup, orada diğer kişiler traş olurken size istirahat zamanı kazandıracak ve daha nizami traş olmanızı sağlayacaktır. Aksi halde (benim devrelerim gibi) sizi kasap traş edip, üzerine kişi başı 20’şer TL toplayıp, paraların 1 hafta sonra iade edilmesine müteakip o sürgün yerken siz şaşkınlık geçirebilirsiniz.

Askere giderken yanınıza büyük miktarlarda para almanızın bir anlamı yok, hem acemelikte hem usta birliğinde belirli aralıklarla para çekmek için çıkartılacaksınız.

Acemilik Dönemi

Askerliğin hem fiziken hem de zihnen en yorucu süreci bu aşamadır. Askerlik dürtüleri kazanmanız, tekmil verme, sağa-sola nizami dönüşler, selamlamalar, emir-komuta zinciri ve bunların temel prensipleri, silah kullanma ve daha birçok askerliğe özgü kavramları burada öğrenirsiniz. Tüm bunların ötesinde psikolojik olarakta askerliğe bu zamanda alışırsınız. Sivil hayatta başarılı bir mühendis, alanında uzman bir yönetici, harika bir kaptan veya bir CEO olabilirsiniz. Ancak kamuflajı giydiğiniz anda siz “Ali Veli Konya”‘sınızdır ve bu ünvanlarınız kapının dışında kalmıştır.

Askere gitmeden önce hemen herkesten “Aklını ve mantığını dışarıda bırak, rahat edersin.” cümlesini duymuş birisi olarak bu cümleye acemi birliği için katılıyorum. Sizinle beraber onlarca asker adayının bulunduğu bir ortamda kimi zaman içtima için dakikalarca dikilebilir, bir kişinin yanlış verdiği tekmil ya da gülerken çıkardığı ses nedeniyle istikamet yiyebilir, tuvaleti akıl almaz kirlilikte bırakabilecek insanlarla karşılaşabilirsiniz. Tüm bu nedenlerden dolayı çıkıp “şöyle yapsak aslında tüm sorun çözülür” deme hakkınız olmadığından acemi birliğinde en temel askerlik disiplinine uyup rahat edebilirsiniz. “İtaat et, rahat et!”

Acemi birliğinin ilk haftası size istihkakınız olan kamuflajlarınız, traş setleriniz, atlet ve daha birçok malzemenin bulunduğu bir valiz teslim ederler. Benim bulunduğum gibi işgüzar bir personel lojistik komutanının olduğu birliğe denk gelirseniz size imzalatılacak olan formda aldığınızı kabul ettiğiniz 2 sayfa malzemenin yarısına bile sahip olduğunuz için şanslı addedilebilirsiniz. Bu tarz eksiklikler ile karşılaşma ihtimaline karşın şansınızın yaver gitme ihtimaline yoğunlaşmak dışında yapabileceğiniz birşey yoktur. Yine acemilikte aldığınız kamuflaj ve eşofman beden ölçünüzden bağımsız olarak büyük ihtimalle XL ya da XXL ya da daha büyük olacağından ilk günler alışmakta zorlanabilirsiniz. Dert etmeyin, son hafta bir miktar küçültmenize göz yumacaklar.

Sadece imkan dahilinde botun numarası konusunda ısrarcı olmanızı tavsiye ediyorum. Bot dağıtımı sırasında deneme imkanınız olmayacaktır. Bu nedenle askerlik malzemeleri satan yerlerin birisine gidip, jel tabanlık temin ederken, denemek için izin isteyerek bot numaranızı tespit ederek giderseniz askerlik boyunca rahat edersiniz. Jel tabanlık koyacağınız için botu 1 numara büyük almanızda önemlidir. Yoksa botlar genişleyene kadar ayaklarınızı sıkacak ve eğitim süresinde sizi rahatsız edecektir.

Acemi birliğinde standart kalkış saati 05:30’dur. Ardından traş, kahvaltı, giyinme, mıntıka diye ilerler bu süreç. Hülasa gün içerisinde sürekli olarak toplu durmanız ve eğitim başlığı altında koşturmanız olur. Bu süreç boyunca acemi birliğinde olduğunuz için “bir faydam olsun” felsefesiyle ilerlemenizi pek tavsiye etmem. Ya da yanlış bulduğunuz davranışlara karşılık tavır koymaya yeltenmenizi de. Sadece acemi birliği diyerek birçok şeye kafanızı çevirirseniz rahat edersiniz.

Yemin törenim

Askerde Telefon Serbestiyesi

Bu konu aslında askerliğin günümüzde mihenk taşı. Çünkü günümüzde birçok birlikte dayak tedavülden kalkmış durumda. Tutanak tutmak rütbeli açısından hem çok zahmetli hem de evrak trafiğine trafik katan cinsten. Geriye ne kalıyor? Askeri telefonu ile tehdit etmek…

Özellikle usta birliğinde yaşanan ilk olayda telefon denetimleri sıklaşacak, yakalananlar ibret-i alem olsun diye çarmıha gerilecektir. İleriki konu başlıklarında daha detaylı değineceğim için bu konuyu burada kesiyorum.

Acemi birliğine akıllı telefon götürmenizi tavsiye etmiyorum. Peki neden? Gideceğiniz ortamı kestirmeniz neredeyse imkansız. Rahat bir birliğe düşseniz dahi akşama kadar eğitim nedeniyle meşgulken telefonu cebinizden çıkaramayacaksınız. Yine acemi asker olduğunuzdan kuralları size katı bir şekilde deklare edip bu kurallara alışmanız için baskı kuracaklarından şarj problemi yaşayacaksınız. Bu nedenle acemi birliğinde aileniz ile iletişim kurabileceğiniz akılsız bir telefon ile gidip, 1 hafta giden şarjı ve snake ile vakit geçirip, radyolu bir telefon ile de keyifli vakit geçirip nostalji yapmanız çok daha rahat etmenizi sağlayacaktır.

Usta birliğinizde ise ilk hafta ortamı koklayıp 2. haftadan itibaren ortamın kurdu olmaya başlayacağınızdan öyle ya da böyle telefonunuzu götürebilir, nispeten rahat bir şekilde kullanabilir olacaksınız.

Usta Birliği

İşte burası tam olarak kurtlar sofrası. Askerliğinizin kavga etmediğiniz, emre itaatsizlik, alkol gibi gerekçelerde ısrarcı olmadığınız sürece askerliğinizin kalanını geçireceğiniz yuvanız. Bu nedenle ilk günden itibaren tavırlarınızın bu çerçevede yüksek öneme sahip olduğu yer burası.

Öncelikle geldiğiniz günden itibaren, herkese karşı net çizgilerinizi uygun bir üslup ile belirtirseniz, 1 ay içerisinde herkesle seviyeli ve keyifli bir sohbet erbabı olabilirsiniz. Eğer dozu bir kere kaçırırsanız da önünü alamayacağınız için toparlaması çok daha zor olacaktır.

Her karakolun/alayın/bölüğün kendi yazılı olmayan kuralları vardır. Mutlaka RDM(Rehabilitasyon Danışma Merkezi) askeri olacak ve ortalığı karıştıran bu asker mümkün mertebe etliye sütlüye karıştırılmamaya çalıştırılacaktır. Birileri laf taşıma konusunda uzman, bir diğeri karı-kız delisi olup akşama kadar omegle gibi sosyal medyada takılmaktan kafasını kaldırmayacaktır. Öncelikle herkesin bu vasıfların hangisine sahip olduğunu anlayacak, telefonlar nerede şarj edilir, hangi komutanın askerlere karşı tutumu nasıldır gibi temel hususları öğreneceksiniz.

Yine usta birliğinizde komutanlar sizleri okumuş bireyler olarak görüp akıllı sınıfına dahil edecektir. Bu imajı kırdığınız an, diğer askerler ile aranızdaki o kalın çizginin ötesine geçecek ve babanızın en ufak hakaretine bozuk atarken komutanların iltifatlarına mazhar olmaya başlayacaksınız 🙂 O nedenle bu çizgiyi korumanız azami önem arzetmektedir.

Diyeceksiniz ki, “Yahu benim öteki askerlerden ne farkım var ki?” inanın Üniversite okumuş, asgari bile olsa teknoloji ile iç içe vakit geçirmişseniz sivil hayatta asla denk gelemeyeceğiniz kadar ilginç ve dünyadan bihaber insanlara denk gelip bu konuda sivilde asla edinemeyeceğiniz tecrübeler kazanacaksınız. Komutanlar da okumuş kişilere güvenin önem arz ettiği işleri vererek garanti altına almak isteyeceklerdir. Bu çizginizi askerliğiniz sürece koruduğunuzda aslında kendi habitatınızı minimum zedeleyerek keyifli bir askerlik yapabilirsiniz.

Usta birliğinde kısa dönemlere teslim edilmesi tercih edilen birkaç kontenjan mevcuttur. Çavuşluk, santral, kantin, bölük/karakol komutan postalığı, alay için tim komutan postalığı gibi. Askerde boş adam = her işe koşturulabilir adam olduğundan tavsiyem (biraz şans biraz da meziyetleriniz çerçevesinde) bahsettiğim kontenjanlardan birisinde görev alırsanız nöbet ağacı olmaktan yahut her işe koşan güruhtan çıkmak için yeterli gerekçeye sahip olacaksınız demektir.

Askerliğinizi çavuş olarak yapma kısmetiniz açıksa öncelikle geçmiş olsun, gündüz çavuşu olduysanız 2 kere geçmiş olsun çünkü nöbetçi astsubay uçan kuşun kırılan kanadını sizden hesap soracaktır. Bu nedenle eğer geldiğinizde çavuş yapıldıysanız sivil hayatta sert birisi değilseniz bile bu karakteri kendinize saklayıp sessiz bir duruş sergileyerek ciddi bir ortam sağlayabilirsiniz. Aksi halde “Çavuş! 3 asker lazım!” diye emreden komutana “gelmiyorlar komutanım” demek inanın insanı ilk günlerde sinir hastası yapabilir. Öyle ya da böyle çavuş olduysanız o insanlara sözünüzü dinletmek zorundasınız. İlk gün ya da ilk ay farketmez, aradaki zaman farkında sadece sizin yıpranma payınız değişir.

Eğer santral ya da kantinci olursanız işiniz çok daha rahat olacaktır. Hele bir de gece santrali olursanız kitap okumak, internette gezinmek için çok daha fazla vaktiniz olacak demektir. Gececi olmanın kötü yanı, gündüz uykusunun yerini gece uykusunun tutmaması ve gece yemek çıkmamasıdır. Bunları çıktığınızda “az insan çok huzur” düsturu harikadır.

Rütbeliler ve Rütbelilerin Genel Tavırları

Askerlik süresince öğreneceksiniz ki her kuşun eti yenmediği gibi her komutanın muhabbeti çekilmez ya da her komutanla muhabbete girilmez. İlk zamanlar duruşunuzu koruyarak komutanların diğer askerlere karşı hal ve hareketlerini izlemenizi öneririm. Özellikle Uzman erbaşlar askerlerle uğraşmaya pek heveslidirler. Genellikle yaşıt ya da yakın yaşlarda olduklarından da askerle samimi olurlar. Ancak bu beraberinde bir serseri mayını getirir. Dün sizinle pubg oynayan Uzman, bu gün telefonları toplarken sizin telefonunuzdan başlayabilir. Yine ilk paragraflarda bahsettiğim denge unsuru burada çok önemlidir. Burası askerlik, zamanla ömürlük arkadaşlar edineceksiniz ama istisnalar hariç hiçbiri rütbeli olmayacak. O nedenle size çok samimi davransa dahi ast-üst çizgisini bozmadan saygınızı gösterirseniz sert esen rüzgarlarda dik durur, kimsenin önüne eğilip bükülmek zorunda kalmazsınız.

Komutanlar aslında temelde üçe ayrılırlar. Gençler, orta yaşlılar, pirler. Gençler çoğu zaman askerin üzerine gidip herşeye müdahale etme taraftarıyken, orta yaşlılar ve pirler daha babacan olurlar. Gençleri kızdırmanız çok büyük problem arz etmezken orta yaş ve pirleri kızdırmanız hayli zor olduğundan herhangi birine karşı yapacağınız bir saygısızlık askerliğinize bir anda yedi gün ekleyebilir.

Aslında bu 3 grubun ayrımını yapmak için askerde basit bir kural mevcuttur, koluna baktığınız komutanın kolundaki çizgileri bir bakışta sayamamışsanız o adam askerde yıllarını geçirmiş ve sizin gibi elinden en az birkaç yüz ya da bin asker geçmiş kimsedir. Bu nedenle kendilerine karşı her daim saygılı olmanızı tavsiye ederim.

Mahkumlara ve Şüphelilere Yaklaşım

Eğer askerliğinizi Jandarma olarak yaparsanız, sivilde duyduğunuz zaman kanınınızın donacağı olaylara müdahale etmek üzere kendinizi yolda bulabilir ya da bir katille aynı araçta yolculuk ediyor olabilirsiniz. Tabii ki bunlar ilk birkaç seferden sonra normalleşecek ve sizi etkilemeyecek olsa da ilk seferler için soğukkanlılığınızı korumanız önemlidir. Nihayetinde yaptığı hareket sonucu müebbet hapis cezası kesinleşmiş birisinin yapabilecekleri sizin tavırlarınıza göre değişebilir.

Size ilgilenmeniz üzere ya da nöbetçiliğini yapmanız üzere bir mahkum zimmetlendiğinde telefonunuzla oynamayın, goygoya dalıp adama sırtınızı asla dönmeyin. Eğer gece nöbetini tutuyorsanız nöbetiniz süresince kısa aralıklarla kontrol edin, varlığınızı karşı taraf sürekli hissetsin ki olası bir kaçma girişimi için baştan ümit beslemesin, aksi halde hem sizin başınız hem de sizinle beraber bağlı olduğunuz amir silsilesinin başını yakarsınız.

Silah Kullanımı ve Bakımı

Acemilikte silahı ilk elime aldığım zaman metalin soğukluğu içimi ürpertmişti. Nihayetinde elinizde tuttuğunuz alet öldürmek için üretilen bir materyal olduğundan başlarda ister istemez kendinizi garip hissedebilirsiniz. Zamanla silahınız ile bütünleşip telefon gibi sıradan bir materyale indirgeyeceksiniz.

Silahınızın bakımlarını her hafta düzenli olarak yapmanız için belli bir gün olacaktır. Silahınızın her hafta özenle bakımını yapın. Bu hem kontrollerde başınızın ağırmamasını ve ceza almamanızı sağlarken hem de bu özen (umarım hiçbir zaman ihtiyacınız olmaz) acil bir durumda tutukluk yapan bir silahla başbaşa kalmamanızı sağlar.

Silahla dolu ya da boş, şarjörü dolu ya da boş, takılı ya da değil, hiçbir şekilde şaka yapmayın. Horozunu çıkardığınız bir silahın dahi namlusunu herhangi bir canlıya, bilhassa arkadaşınıza şaka maksatlı doğrultmayın. İlla ateşlemeniz ya da bir kazaya sebebiyet vermeniz gerekmez. Canlıya silah doğrultmak yasaktır ve askerliği uzatma sebebidir. Silahınız badiniz hariç kimseye teslim etmeyin. Aksi belirtilmeden elinizdeyken komutsuz hareket etmeyin. El kundağıyla oynamayın, pimlerini tıkırdatmayın, şarjördeki mermileri nöbette saymak gibi riskli hareketler yapmayın. Unutmayın elinizde tuttuğunuz aletin tetiği düştüğünde birinin canına mal olmanız saniye sürmeyecektir. Zamanla gevşeyecek dahi olsanız silaha karşı ciddi tutumunuzu bozmayın.

Silahla şaka olmaz.

Askerliğin Olmazsa Olmazı Küfür

Eğer askere gitmeden önce ortamlarda ağzı gevşek biriyseniz geçmiş olsun. Askerde o ağız başınıza çok iş açacak. Özellikle koğuşta edilen akla hayale sığmayan küfürleri duyduktan sonra küfür etmenin ne boyutlara varabileceğini göreceksiniz. Benim gibi küfürden hoşlanmayan bir bireyseniz bunu çevrenizdeki silah arkadaşlarınıza mutlaka hissettirin, sonrasında ters düştüğünüzde ağız dolusu bir küfre karşı sakin kalmak başta uyarıda bulunmaktan çok daha zor.

Üzerinizde üniformanız ile mesai saatlerinde lütfen küfür etmeyin. O üniformanın içindeyken sizin şahsi varlığınızdan öte siz temsil ettiğiniz kurumu simgeliyorsunuz. Bir vatandaşın o an koridorda bekleyip beklemediğini hiçbir zaman bilemezsiniz. Bu nedenle lütfen görev aldığınız kurumun saygınlığını zedeleyecek bir tutumda bulunmayın. Bu tarz olaylar şikayet edildiğinde de hiç hoş karşılanmamakla beraber sizin şerefinizi de ayaklar altına serebilir.

Bilgisayar Mühendisleri İçin Askerlik

Heralde mesleğimin ekmeğini bu denli yediğim başka bir ortam hatırlamıyorum. Acemi birliğinde, askerlerden birisinin bilgisayar mühendisi olduğunu komutanların öğrenmesinina ardından sık sık bilgisayarla haşır neşir olma fırsatı buldum. Özellikle windows 98’in bile kimi yerlerde kullanıldığını, MSN messenger’ın o nostaljik havasını tatma fırsatı buldum 🙂

Bununla beraber Excel’de yazdığım birkaç macro’dan sonra komutanların gözlerindeki bakışları unutamıyorum 🙂

Askerliğimin son 15 günü ilçedeki kurumların karakolda bir bilgisayar mühendisi olduğunu öğrenmelerinin ardından, 3 akıllı tahta 2 bilgisayar, bir eczane sistemi, 2 telefon formatı attım. Karakolun kantinine telefon hattı çektim. Şu an aklıma gelmeyen birçok ilginç teknoloji ile de tanışma fırsatı buldum (mesela telsizden “45-40 merkez” demek çok eğlenceli, fırsatınız olursa mutlaka tavsiye ederim 🙂 ).

Kimi zaman bilgisayar bilginiz nedeniyle Excel tablolarında, bilgisayara geçirilmesi gereken dökümanlarda kaybolsanızda bir bilgisayar mühendisi olarak askerlik yapmak kesinlikle çok avantajlı.

Peki Şimdiki Aklım Olsa Gider Miydim?

Askere gitmeden önce birçok arkadaşım askerliğin gereksiz olduğunu, neden gittiğimi bir türlü anlamadıklarını, gitmemem gerektiğini belirttiler. Elbette askerlik günümüzde şahsi bir tercihe dönüşmüş durumda. Bu gün askerden gelmiş bir birey olarak “iyi ki gitmişim.” diyorum. Eğer askere gitmeseydim Van’lı Çoban kardeşimi, onun yanık sesini, Mardinli 2 çocuk babası Menemen ustasını, İzmir’li sadece ekmek, patates ve makarna ile harikalar yaratan aşcı kardeşimi daha nicesini tanıyamacaktım. Hem birçok dost edinip hem de hayatın izole olarak yaşadığımız kadar olmadığını, çok zor şartlarda yaşayan insanlar olduğunu, birilerinn bir yerlerde yardıma muhtaç olduğunu ve bunu şanlı Türk ordusunun üniformasıyla gerçekleştirmenin büyük bir gurur olduğunu hiçbir zaman bilemeyecektim. Her sabah traş olup aynada gördüğünüz, ğöğsünün üzerindeki Türk bayrağının parıltılarıyla bana çakmak çakmak bakan vatan evladını göremeyecektim.

Askerliğim süresince beni evladından ayırt etmeyen tüm komutanlarıma teşekkürü borç bilirim.

Kamuflajı çıkarmadan önceki son fotoğrafım :))

Ee nerede kalmıştık? En son python 3.6 mı çıkmıştı? 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir